bugünkü doktorlar çok komikti.
baş dönmem var dediğimde zenci kılıklı olan "alkol var mıydı alkol?" "hadi yeme beni" diye dalga geçti.
güldük.
sonra babamı beklerken annem ilk defa hayat hikayesini anlattı.
ilk defa anneme dair bişeyler biliyorum artık.
bu duygu o kadar garip ki,
geçmiş bilmek, neler yaşadığını bilerek buraya geldiğini görmek.
ben daha yeni farkediyorum.
sonra babamın işyerinde yemek yedik.
ki eğlendik baya bence,
başka şey düşünmeden yediğim yemeklerden biriydi.
tek sıkıntım,
boğazın dibimde olması,
o ışıkları öyle görmek,
ve babamın elimden aldıklarına hayıflanmak oldu.
değişmeyeceğine göre,
atlıyorum.
çisem bize gelicekti,
ama son yaşananlardan sonra "gelemiyorum" cümlesini kuracağını biliyodum.
şaşırdım diyemicem.
ama kendimle ilgili atladığım çok şey var geçtiğimiz aylarla ilgili,
çok uğraşıyorum hayatımda bişeylerin düz gitmesi için,
bugün yorulduğumu farkettim.
hani gerçekten,
dipte nefessiz kalmak gibi,
son adım,
artık kırmızı yansın ister gibi.
insanların hayatlarını değiştirerek gitmeye çalıştığım yolda,
en başta kendimi bırakmam, belki yanlıştı.
çünkü elimde patladım.
ve ilk defa gerginlikten şuan ateşim çıktı.
kısası seni seviyorum olan herşeyi konuştum
mu?
şimdi nasıl ayırmalıyım
doğuyu batıyı?
.jpg)
5 harf alıyim.:
Hayat inişli çıkışlıdır. Düz değildir. Önemli olan hayatının mutluluk yolunda şekillenmesidir. Hayat düz bir mantıkla düz olmaz; ayrıca da düzlenmez. Doğuyu batıyı kaybetmiş bir kavşakta gibi duruyorsun. Bırak gitsin doğu ve batı.. Gelsin doğular, batılar!... Bence en kararsızlık anında bile bir çok seçeneğin vardır önünde.. Önce tebessüm etmeye başlamalısın..
Yukaridaki ustad sizde cumle kuramama gibi bir sorun mu var acaba, ya da felsefe yapayim derken hayatinda hic kitap okumamis insan izlenimi vermek icin mi caba gosteriyorsunuz, hayirdir ?
Ayrica onemli olan hayatin mutluluk yonunde sekillenmesi falan da degildir, hayat eninde sonunda seni zaten bir sekle sokar ki cogu zaman ondan da hoslanmazsin.
Nitekim insanin onunde secenekler var, ya iyiyi secersin ya da kotuyu.
Bu biraz siyah-beyaz gibi birsey ve hayatini bu sekilde yasayanlarin cok dostu da olmaz ama kendisiyle de barisik kalabilir (Yalnizlik Allah`a mahsustur)
Bu blogda yazilanlar farkli olma istegini yansitan seyler(Bence) ve yazanin kadin kisi olmasi ve yasi dolayisiyla gayet de normal (Yani acayip bunalim icinde oldugu falan yok aslinda, kendi kendini bunaltiyor :) )
Bak iki sey var bu noktada;
1_ Toplumda kabul gormek
2_ Aidiyet duygusu (Bu herhangi birseye olabilir, bir erkek, bir is, bir ideoloji ...)
Sonuc:
Blog sahibinin yasinin daha kemal`e ermemis olmasindan dolayi, icinde bulundugu durum, sacmalamalar gayet normal olup, sizin veya benim soyledigim veya yaptiklarimizin "tin" niteliginde oldugu sabittir.
Dipnot: Bu tarz insanlarin gelecekte de felsefi yaklasimlarla blog tuttuklari ve o sirada insanlarla olan iliskilerinde gayet problemli olduklari (Bencillik, problem cikarma, rahatsizlik, tatminsizlik ...) gorulmustur.
Bu demek degil ki blog sahibi icin de oyle olacaktir, benim gordugum sahisin meslegi cok iyi olmasina ragmen bu durum devam ediyordu ancak diger sahsin bazi patolojik sorunlari vardi (Hafif kafadan sakatti ve kotuydu).
En dipnot : Hayatta en iyi motivasyonu yaratan sey korkudur, korkularinizi takip edin, gencken yaparsaniz basarili olursunuz, yas gecince korkunun miktari artacagindan eliniz ayaginiza dolasabilir ve bir suru hata yapabilirsiniz, tecrube ile sabittir.
Ayırma boşver. Kalsın öyle.
Katkılarınız için teşekkürler.
Yorum Gönder