9.2.10

bugün ortasından sıkılmış diş macunu gibi oturup selena'yı ve izdivaç programını izlemem nolucak peki.
hani selena'da gözlerim doldu bi yerde, ağladım bildiğin.
izdivaç programında da kız hakkında yorum yaptım. TEK BAŞIMA.

allah kimseye regl sendromu vermesin.

8.2.10

çok garip şeyler olunca en yakınlarını tanıyamazsın ya,
öyle, ama mutlu olduklarını bilmek herşeyi göz ardı etmene yetecek noktaya çeviriyo seni.

ama bu aralar konu bu değil.
daha doğrusu dünden sonra.
şimdi ben herşeyi net olarak biliyoken,
neden bişeylerin peşinde koştuğumu bilmiyorum.

hatta dün ve bugün de, çağrı gayet herşeyi bi adam gözüyle,
ki aynı şeyleri daha iki gün önce, rollerle sabit yaşamış olarak anlattı bana.
hak verdim,

ki ben zaten hep hak veririm.

ama konu yine bu değil.
madem "aşk" yok ve yol sadece orda mübah,
ne kadar zor olabilir bi "gülegüle".

ben love actually'i seyredip huzur bulmak istiyorum.

7.2.10

bugün melih ve deniz'le kısa da olsa çok güzel bi gün geçirdik bence.
aşklarım abi onlar benim resmen.
böyle sürekli kollarımın altında yaşasınlar ordan çıkmasınlar istiyorum.

sonra bu akşam 9'da gittiğimiz misafirlikten sabah 4'te dönmemiz de ayrı bi olay değil de nedir.
okan'ın bittiğini gördüm oğlum dünya gözüyle, o derece.

insanlar bazı şeyleri oturup bi de ciddiye alıyolar ya,
çok gülüyorum.
bi de şeye gülüyorum,
böyle olayları abartıp aman yarebbim atlatamıyorum tribine.

yarın ölürsem bugün taktıklarımla değil,
hayallerimle mutlu ölmek istiyorum ben.
net.

6.2.10

bugünkü doktorlar çok komikti.
baş dönmem var dediğimde zenci kılıklı olan "alkol var mıydı alkol?" "hadi yeme beni" diye dalga geçti.
güldük.

sonra babamı beklerken annem ilk defa hayat hikayesini anlattı.
ilk defa anneme dair bişeyler biliyorum artık.
bu duygu o kadar garip ki,
geçmiş bilmek, neler yaşadığını bilerek buraya geldiğini görmek.
ben daha yeni farkediyorum.

sonra babamın işyerinde yemek yedik.
ki eğlendik baya bence,
başka şey düşünmeden yediğim yemeklerden biriydi.
tek sıkıntım,
boğazın dibimde olması,
o ışıkları öyle görmek,
ve babamın elimden aldıklarına hayıflanmak oldu.

değişmeyeceğine göre,
atlıyorum.

çisem bize gelicekti,
ama son yaşananlardan sonra "gelemiyorum" cümlesini kuracağını biliyodum.
şaşırdım diyemicem.
ama kendimle ilgili atladığım çok şey var geçtiğimiz aylarla ilgili,
çok uğraşıyorum hayatımda bişeylerin düz gitmesi için,
bugün yorulduğumu farkettim.
hani gerçekten,
dipte nefessiz kalmak gibi,
son adım,
artık kırmızı yansın ister gibi.
insanların hayatlarını değiştirerek gitmeye çalıştığım yolda,
en başta kendimi bırakmam, belki yanlıştı.
çünkü elimde patladım.

ve ilk defa gerginlikten şuan ateşim çıktı.

kısası seni seviyorum olan herşeyi konuştum
mu?

şimdi nasıl ayırmalıyım
doğuyu batıyı?

4.2.10

ne var biliyo musun,
çisem şu son zamanında düştüğü durumun farkında değil,
bunu ona açıkça söyleyince de kızıyo.

insanları sevme biçimim yanlış demek ki.
madem istiyo,
onu bu mutlu edicek,
ben de artık yalan söylicem.